Saatin değil, dakikanın bile kıymetini bilenin Televizyon başında işi olmaz.

TV başında geçirilecek her bir saat, bir hafta boyunca sağlıklı düşünemememize neden olacak olan bir saattir.

Ahirin(ahiretin) için yaşayacağın en güzel gün TV seyretmek yerine kendini hesaba çekerek, hata ve yanlışlarının farkına varacağın gündür.

Kim saatler boyunca TV’nin karşısında bekler? Yapacak bir şeyi olmayan… Şimdi bir düşün, kul olarak ne yapman gerektiğini? İyi düşünürsen şayet yapman gereken ilk şeyin “yapacak bir şeyim yok” düşüncesini terk etmen olacaktır. Zira kul olan bizlerin mesaisi kabir kapısına kadardır. O vakte kadar yapacağımız her şey rızayı ilahiye uygun olmalıdır.

TV’nin bizleri Rahman olan Allah’a ulaştırma konusunda herhangi bir yardımı yoksa onun bizler için tek yararlı yönü kapalı kalmasıdır.

TV’ler, (genellikle)Rahman olan Allah’tan uzaklaşıp nefsini ilah edinerek gazaba uğramış olan bir milletin, kendilerinden olmayanları düşünce yönünden sapıtıp çirkin emellerinin köleleri haline getirmekten başka bir işe yaramayan silahlarına verilen addır… Ne hazindir ki bundan hepimizin evinde en az bir adet vardır.